Reisler
―― ✼ ― ✼ ― ✼ ――
بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
... وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ بَنٖٓي اِسْرَٓائٖلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقٖيباً
“Andolsun ki Allah İsrailoğullarından söz almıştı.
Onlardan 12 de nakib reis göndermiştik…”
(Maide 12)
Hz. Yuşa(as) vefat edip akranlarından kimse kalmayınca İsrailoğulları iman yolundan dalalet yoluna saparak Allah-u Teâlâ’ya ettikleri yemini bozdular. Başka ilahlara tapıp Zat-ı Ehad-i Samed’i terk ederek o yörede bulunan Baal ve Aşera putlarına bel bağladılar. Allah-u Teâlâ da daha evvel bahsettiği gibi onları düşmanlarının eline teslim etti. Böylelikle İsrailoğulları putperestliklerinden ötürü, Mısırdaki gibi tekrar esir oldular. İsrail kavmi yaşadıkları çile ve eziyetlerden sonra Kadir-i Rahim’e el açtıklarında Rabb-i Kerim, onların arasından Reisler çıkardı. Bu Reisler hem halkı tövbeye çağırdı hem de halk için cihat edip onları düşmanlarından özgür kılınmalarına vesile oldular.
Otniel
İsrailoğulları Allah-u Teâlâ’nın gözünde fenalıklar yapmaya başladılar, Allah-u Teâlâ’yı unutup putlara secde ettiler. Allah-u Teâlâ da onlara hiddetlendi de putperestlerin eline teslim etti. 8 senelik esaretten sonra İsrailoğulları tövbe ile niyaz edince Allah-u Teâlâ Otniel isminde birini onlara Reislik etsin diye gönderdi. Otniel Ruh-ul Kuds ile dolunca hasımlarıyla cihat etti ve muzaffer oldu. Böylelikle İsrailoğulları Otniel vefat edene dek 40 sene selamet içinde yaşadılar.
Ehut
İsrailoğulları daha sonra yine Zat-ı Zülcelal’i terk edip başka putlara ibadet ettikleri için Allah-u Teâlâ onları Moav hükümdarının eline teslim edildi. 18 sene onlara esir oldular. İsrailoğulları tövbe ile niyaz edince Allah-u Teâlâ, Ehut adında bir Reisi onları özgür kılması için seçip Ruh-ul Kudüs ile destekledi. Moav hükümdarının huzuruna çıkıp gizli bir haberi olduğunu söyleyerek hükümdarla baş başa kalınca kamasında sakladığı hançerle onun karnını deşti. Gizlice dağlara kaçtı ve borazanı üfledi. İsrailoğulları dağlardan inip Moavlıları hezimete uğrattı. Reis Ehut sayesinde 80 sene huzur içinde hayatlarını idame ettiler.
Şamgar
Ehut’dan sonra Şamgar Reis oldu. 600 kişiyi üvendireyle öldürerek İsrailoğullarını kölelikten azat etti.
Debora
Sonraki vakit İsrail kavmi yine Kadir-i Zülcelal’e karşı günah işlediler. Kadir-i Külli Şey, İsrailoğulları Kenan hükümdarı Yavin’in eline teslim etti, 20 sene acımasızca zulüm gördüler. O dönemde Debora adında kadın bir evliya vardı. Debora, Barak adında birini çağırttı ve on bin kişilik orduyla savaşa hazırlanması gerektiğini Allah-u Teâlâ’nın emrettiğini iletti. Barak kavmine zulmeden hükümdarı bozguna uğrattı, hükümdar kaçarken o da peşine düştü. Hükümdar bir çadıra sığındığında çadırda bulunan bir kadın onu öldürdü ve Barak’a teslim etti. Bundan sonra ülkede 40 sene savaş olmadı.
Gidyon
Nitekim İsrailoğulları yine Rabb-ül Âlemin’i hiddetlendirdi, Kadir-i Zülkemal de onları 7 sene boyunca Midyan kavminin eline teslim etti. Midyanlılar İsrail kavmini o kadar çok yoksul düşürdüler ki İsrailoğulları çaresizce Rabbe tövbe ile niyaz edip yalvardı. Allah-u Teâlâ’da bir meleği Gidyon adında birine göndererek onu Reis olarak seçti. Melek, Gidyon’a görünüp ne yapacağını bildirdi. Gidyon gece yarısı babasının Baal için yaptığı makdisi ve yanındaki Aşera putunu parçaladı. Seher vakti kalkıp makdisin ve putun kırıldığını gören ahali, hiddetlenerek bu işi kimin yaptığını sual edip durdular ve Gidyon’un yaptığı anlaşılınca onu evden çıkarıp öldürmek istediler. Lakin Yoaş adında hakiki imana sahip olan biri “Makdis Baal’ın değil mi? Madem o ilahtır bırakın kendini savunsun, onun yerine siz mi onu savunuyorsunuz?” diyerek Gidyon’a destek oldu. Gidyon bir ordu toparlayıp Midyanlılarla cihat etmeye giderken Allah-u Teâlâ “Yanında haddinden fazla adam var. ‘Kendi gücümüzle kurtulduk’ demeyin diye korkudan titreyenlerin evlerine dönmelerini söyle” diye buyurdu. Böylelikle 22000 kişi geri döndü on bin kişi orada kaldı. Ama Rabb-ül Âlemin “Onların da sayısı çok” diyerek onları nehir kenarında imtihan ettikten sonra kalan 300 kişiyle cihat etmelerine müsaade etti. Midyanlılar diğer halklarla birlikte ordugâh kurmuştular. Kıyıların kumu kadar sayısız develeri vardı. Gece vakti Gidyon her kolda yüz kişinin bulunduğu üç taburla birlikte borazanlar çalıp naralar ata ata ordugâha gittiler. 300 kişi Allah-u Teâlâ’nın yardımıyla sayılamayacak kadar büyük olan orduyu mağlup etti.
Tola
Sonrasında Tola adında biri Reislik ederek 23 sene hükmettikten sonra vefat etti.
Yair
Akabinde Yair adında bir Reis 22 sene hükmetti. 30 oğlu, 30 eşeğe biner, 30 kente hükmederdi.
Yiftah
Akabinde İsrailoğulları yine Rabbin gözünde kötü olanı yaptı. Çevre halkların ilahlarına secde kıldılar, Rabb-ül Âzim’e secde etmediler. Halik-i Zülcelal onlara hiddetlendi ve onları Filist kavminin eline teslim etti. Bunlar İsrailoğullarına zulmedip çile çektirdiler. Esaretten bıkan İsrail kavmi, Kadir-i Küllü Şey’e feryat figan edip “Ya Rabbi, sana karşı günah işledik. Seni terk edip putlara bel bağlayarak nefsimize zulmettik” diye tövbe edince Allah-u Âzim “Bunca zamandır sizi kavimlerden muhafaza eden ben değil miydim? Ama sizler gidip işe yaramaz putlara secde ettiniz. Gidin o kulluk ettiğiniz putlara niyaz edin de onlar gelip sizi kurtarsın” diyerek tövbelerini kabul etmedi. İsrailoğulları daha çok gözyaşı döküp tövbe ettiler ve gidip kendi elleriyle yaptıkları putları parçalayıp attıklarında, Allah-u Teâlâ onlara acıyıp merhamet gösterdi. Yiftah adında fahişeden doğan Gilat adında birinin oğlu vardı. Diğer kardeşleri Yiftah’ı kovmuş, ondan tiksinmişlerdi. Yiftah da gittiği yerde ki serserilere önderlik ederdi. Ammonlular İsrail kavmiyle cenk edince İsrailoğulları, Yiftah’a yalvarıp onları kurtarmasını istedi. Yiftah da Ammonlular’ı mağlup ederse İsrailoğullarına Reis olma şartıyla cenk etmeyi kabul etti. Ruh-ul Kuds Yiftah’ın üzerine geldi. Yiftah gidip cenk ederek hasımlarına ağır kayıplar verdi ve sonrasında 6 sene boyunca İsrailoğullarına Reislik etti.
İvsan
Ondan sonra İvsan 30 sene İsrailoğullarına Reislik etti.
Elon
Akabinde Elon 10 sene İsrailoğullarına Reislik etti.
Avdon
Onun ardından da Avdon 8 sene İsrailoğullarına Reislik etti.
Şimşon
İsrailoğulları yine Rabb-ül Âlemin’e karşı günah işlediler. Allah-u Teâlâ da onları tekrar Filist kavminin eline teslim etti. Manoah adında bir adam vardı eşi kısırdı. Rabbin bir meleği kadına görünerek “Kısır olduğun halde gebe kalıp bir evlat doğuracaksın. Bundan böyle şarap içme, harama el uzatma. Onun saçını hiç kesme çünkü o Rabb-i Kerim’e adanmıştır. İsrail kavmini kurtaracak olan odur” dedi. Kadın Meleğin dediği gibi olduğunu gördü ve bir oğlu oldu. Adını Şimşon koydular. Şimşon çok kurnaz ve güçlü biriydi. Kimse ona karşı duramıyordu ama ne yazık ki gönlü Filistli kızlara meyletmişti. Bir vakit Filistliler Şimşon’u yakalayıp hapsetmişlerdi ve gözlerini dağlayıp onu kör etmişlerdi. Filistliler kendi ilahları şerefine mabetlerinde ziyafet düzenledikleri bir vakit kendilerini sürekli mağlup eden Şimşon’u mahkûm ettikleri için onu, ahalinin önüne çıkarıp eğlenmek niyetiyle onu zincirlerle bağlayıp getirmişlerdi. Şimşon herkesin önünde sütuna yaslanmış beklemekteydi. Halik-i Kâinat’a niyaz ederek “Ya Kadir-i Külli Şey beni anımsa, bana kudretinden ihsan eyle de bir vuruşta iki gözümün öcünü alayım” dedi. Damı tutan iki sütuna yüklendi. Mabet Filist reislerinin ve içindeki ahalinin üzerine yığıldı. Böylelikle Şimşon da vefat etti ancak vefat ederken hayatı boyunca katlettiği Filistli’lerden ziyadesini katletti.
Kıssadan Hisse
Allah-u Teâlâ İsrail kavmi aracılığıyla diğer uluslara kendi haşmetini göstermek niyetindeydi. Bu yüzden onları en başından uyarmıştı öyle ki çevre putperest halkların ilahlarına secde etmesinler, kızlarıyla evlenmesinler. Ama İsrail kavmi Allah-u Âzim’e biat etmelerine rağmen sürekli günah işlediler. Allah-u Teâlâ da önceden yemin ettiği gibi bahsettiği musibetlerin onların başına gelmesini geciktirmedi. Tövbe ile niyaz eden İsrailoğullarını Allah-u Teâlâ her seferinde mucizevi şekilde 12 reis göndererek onları kurtarsa, da onlar her seferinde günaha meyletmeye devam ettiler.
Hayatımdaki ıstırapların sebebi nedir? Neden sürekli ah-u figan etmekteyim? Hayatımda musibetler olmadığı zamanlarda Allah-u Teâlâ’yı unuttuğumdan değil midir? Allah-u Teâlâ Rahman-ir Rahim olduğundan tövbe ile niyaz edenleri musibetlerden kurtarır, ancak tövbe ile salih amelleri bıraktığım anda sıkıntılarla boğuştuğumda, neden cefa çektiğimi idrak etmem elzemdir. İsrailoğulları her musibette Allah-u Teâlâ’ya tövbe ile niyaz etmiş, musibetler geçince de putlara secde etmiştir, lakin Allah-u Teâlâ her defasında merhametini esirgememiştir. Her ne kadar yoldan sapsam da Allah-u Teâlâ’nın merhamet kapısının açık olduğunu unutmadan tövbede sebatkâr olabilir miyim?
Kaynakça
Tevrat-ı Şerif: Reisler
İncil-i Şerif: Havarilerin Faaliyetleri 13:19-20, İbranilere Mektup 1:32-34
Kur’an-ı Kerim: Maide 12